1 Mart 2019 Cuma

SONUNCU KURBAN - AGATHA CHRİSTE



                                              sonuncu kurban ile ilgili görsel sonucu 

  Hiç tanımadığımız bir insanı, ilk gördüğümüz andaki davranışlarını baz alarak ya da öncesinde o kişi hakkında duymuş olduğumuz olumlu-olumsuz cümlelerin etkisinde kalarak, ne kadar da kolay yaftalarız değil mi!
  Durup, dinlemeden, değerlendirmeden... 
Varsa yoksa o an zihnimize yansıyan görüntülerdir, kişi hakkında bir yargıya varmamızı sağlayan en büyük etken! Ya da işte, öncesin de aklımızda takılı kalanlar...
  Aynı karara ben eserdeki kahramanlar üzerinde vardım ve tabii ki de hüsrana uğradım. Önce bir sabret! Oku! Ama...

  Gerçek hayatta da öyle değil midir? İnsanları kimliklerine göre değerlendirmiyor muyuz? İnsanları çoğu zaman dar kalıplar içine sıkıştıran bizim bakışımız. Ve ne yazık ki düşüncelerimizi özgür kılacak olan da bizim bakışımız.


  Eserde orta yaşlı zengin bir koca... Genç ve güzel ya da zeki ve aptal bir kadın... İlk etap da, zihnimize zengin bir adamın paranın gücü ve kudretiyle, genç ve güzel bir kadın elde ettiğini, kadının da artık zeki mi yoksa aptallık derecesinde saf mı bilinmez, para uğruna adama rıza gösterdiği akla gelir değil mi?


  Duymak istemeyenden daha sağırı, görmek istemeyenden daha körü yoktur, denilir ya! Aynen öyle. Oysa ki hakikat, görünenin ardında gizli.


  Özellikle yazarın bu eserini çok beğendim. Eserlerini okuyan okurlar bilirler ki, yazarın bütün eserleri mükemmel! Bu eser beni ters köşeye yatırdığı için, ayrı bir önem arz etmekte!


  Bazı okurlar cinayet romanlarını hafif görseler de, okunmalı! Ben bu kitaplardan yapılması ve söylenmemesi gerekenleri öğreniyorum. Meselâ, hayatları hazin bir tarz da sona eren kahramanları okudukça kendi kendime " Onlar gibi olsan da, asla onlar gibi davranma! " derim.

  Tehlikelere karşı göğüs gerebilmek adına, cinayet romanları okumak iyidir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

KIRIM