9 Aralık 2020 Çarşamba

KENDİ KENDİNE PSİKANALİZ - SIGMUND FREUD

 Aydın olmayan kesim için, Nevroz'lu bir hasta denildiğinde psikolojik rahatsızlıkları olan hasta akla gelir. Ama aydın olan kesime göre de nevroz'lu hasta, Ben ile Es arasında gelişen bir çatışmanın sonucu oluşan bir rahatsızlıktır.


Freud insanoğlunda bedensel gereksinmeler ile motorik eylemler arasına yerleşmiş bulunan ve bunların arasında aracılık rolü oynayan ruhsal örgüte Ben: Ben'den daha geniş, kapsamlı ve muazzam bir karanlık bölge var ki, ona da Es demektedir.

Ayrıca Freud'a göre Ben beraberlik ve sentez konusunda karakterize bir örgüt olduğu halde, Es ise böyle bir karakterden yoksun olmakla kalmayıp adeta dağınıklık içerisinde bulunmakta olduğunu savunur. Kısaca Ben'i yüzeysel, Es'i de daha derinlerde bulunan bir katman olarak niteleyebiliriz.

Soru- cevap şeklinde ilerleyen satırlardan, Es' de çatışma yaşanmadığını ama Ben'de çatışma var olduğunu öğrenmekteyiz. Buna göre Freud'unda değindiği gibi diyebiliriz ki nevroz, Ben ile Es arasındaki bir çatışmanın sonucudur. Peki bu çatışma nasıl yaşanmaktadır. Çatışma Ben' de kaynaklanır. Ben reel de dış dünyaya sıkı sıkıya sarılıp bundan ödün vermemek adına, söz konusu çatışmaya sürüklenir.

O halde böyle bir çatışmanın varlığı mıdır, hastalığı yaratan. Kesinlikle hayır! Çünkü realiteyle Es arasındaki bu gibi karşıtlıkların yaşanması kaçınılmaz. Uzmanlar Ben' in görevinin de, bunlara aracılık etmek olduğunu savunduğuna göre, hastalığı doğuran asıl nedenin Ben'in çatışma durumunu ortadan kaldırmak adına yersiz bir çareye yani geri itim'e başvurmasıdır. Ben'in gelişmemiş ve güçsüz olduğunda bu çareye başvurduğu hususunda hemfikirdirler. Bu yüzden değil midir ki, kesin önem arz eden bütün geriye itimlere ilk çocuklukta başvurulur.

Freud güncel nevrozların temel etkeni olarak, doyuma ulaşamamış cinsel dürtüleri gösterir. Aşırı serbestliğe karşı da olsa, duyguların bastırılmaması yönünde açık bir şekilde fikrini beyan eder. Toplum tarafından dışlanmasına ve tepki almasına rağmen, haklı olduğu hususunda fikri sabittir.

Eserde genellikle ruh bilim, biraz da yaşam ve cinselliğin üzerinde durulmaktadır. Özellikle nevrozlu hastalarda bastırılmış düşüncelerin ve olayların bir şekilde gün yüzüne çıkarılmasının önemine değinilmiş.

" Sır saklama diye bir şey, psikanalizin yaşam öyküsü anlayışıyla bağdaşmaz. " diyen, Freud'un eserlerini okumanızı tavsiye ederim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

KIRIM