" Kader konacak baş arar. Ama biz hep hüküm veririz: Bu iyi değil, bu doğru değil. " der, Dostoyevski ve sonrasında devam eder. " Bizim talihimiz dostum, sudaki ağ gibidir: Ağı çekersin kabarır, sudan çıkartırsın hiç bir şey kalmaz. "
Hani aşık olmadığımız halde, mecburiyetten ya da karşı tarafın aşkına olan inancımızdan dolayı, evlilik adı altında kutsal bir yola adım atarız da, sonrasında aşkı tattığımızda bütün sorumluklarımızın üzerini ince bir toz tabakasıyla örteriz ya, sanki geçmişte olan yaşanmışlıklardan hiç bir şekil de mesul değilmişiz gibi...
Eser de Rosamery ve Stephen ikisi de evlidir. İkisinin de görünürde olağan seyreden bir birliktelikleri vardır. Ne zamana kadar...Ta ki birbirleri ile tesadüf eseri karşılaşıncaya dek! Birbirlerine karşı hissettikleri duygular o kadar çok yoğundur ki, önlenemez bir arzu selinin girdabına kapılırlar. Hem de evli oldukları hakikatine rağmen. Peki yaşanmakta olan yasak ilişki, geçmişte yaşananları gölgeleyebilir mi? Kim ne derse desin! İlişkilerde güven azalsa bile, kanıtları olduğu gibi durur.
" Kadınların başları ekseriya aşk yüzünden derde girer. Erkeklerinki ise çoğu zaman para yüzünden. " der. Agatha Chiristie. Rosamery de tutkularının esiri olur. Ama Stephen geçte olsa yapmış olduğu hatanın ayrımına varır. Her şeyden önce kariyerinden vazgeçmek korkusu sarar bütün benliğini ve sonrasında da eşi Sandra'yı kaybetmek. Çünkü Sandra bir eşten ziyade, bu hayatta sahip olduğu en iyi arkadaşıdır. Geçen gün bir alıntı dikkatimi çekmişti. Alıntıyı tam hatırlayamasam da, arkadaş olmadan önce karı-koca olmanın azizliğine dem vurulmaktaydı. Arkadaş olmadan önce kurulan birlikteliklerin, saman alevi gibi gelip geçici olduğuna bir tepkiydi belki de.
Stephen perişan bir durumdan zoraki enerjiyle de olsa, yüzünün akıyla çıkmaya gayret eder. Bir tarafta arkadaşım dediği, kendince sevdiği ve değer verdiği eşi Sandra; diğer tarafta geçici bir heves uğruna kapıldığı Rosamery. Lâkin Rosamery bu yasak ilişkiyi sonlandırmaya gönüllü değildir. Aksine eşi George'dan boşanmak ve Stephen ile evlenmek hayalindedir. Bu niyetini de, yaklaşmakta olan doğum günü partisinden sonraya erteler.
Rosamery hiç kimseye hiç bir şey izah edemez. Çünkü doğum günü partisinde gerçekleşen hazin vakaya, intihar süsü verilse de Rosamery öldürülmüştür. Acaba katil Stephen mi, yoksa bu yasak ilişkiden haberleri olduğu halde, olmamış gibi davranan George ve Sandra mı?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder