" Hırçın Kız " ilk defa 1594 tarihinde, yayımlanmış beş perdelik bir komedya! Bu oyunu yazdığı sırada on dokuz, yirmi yaşları arasında olan Shakespeare'in, başarı yolunda artarak çoğalan bir kariyere imza atacağını öngörmek, su götürmez bir hakikat!
Komedyanın muhteviyatı, hayatı yoksulluk içinde geçen ve buna mukabil içki içip sarhoş olmaktan başka bir meziyete sahip olmayan Sly isimli bir kişiye karşı sergilenen bir oyun. Oyuna göre Sly sarhoş olduğu bir anda alıkonulup uşaklarla dolu bir konakta uyanması sonucunda, çok zengin bir soylu efendi olduğuna inanması sağlanacaktır. Bu oyunu maiyetiyle birlikte, avdan dönen bir soylu gerçekleştirir. Maksat, eğlenmek!
Ön oyunda Sly ve Lord vasıtasıyla soylu kesimin, işçi sınıfını aşağılamasına yani sınıf farkına dem vurulmuş olsa da, oyunun sonu havada kalmış! Çünkü ön oyundan sonra birinci perde de oyuna başka karakterler dahil olur.
İkinci olayda da Petruchio isimli bir şahsın, dobra ve gözü pek Katherina'yı süt dökmüş uysal bir kediye dönüştürmesine değinilmiş! Oyun içinde, oyun!
Eser Shakespeare'in nüktelerine, bol bol rastlanabilecek özellikte! O nükteler ki taşı gediğine koymak, dedirten cinsinden. İster istemez satırlar arasında ilerledikçe tebessüm ettim! Sly'e eşi diye yutturulan kadın kıyafeti giydirilmiş erkek uşağa, ismini vermedikleri için,
" Madam karı! " diye, hitap ettiği diyaloglara bayıldım.
Ama ikinci olayda sergilenen oyunu sevdiğimi söylersem, yalan söylerim.
Aksi ve ters bir kadının nasıl uysal bir eşe dönüşebileceğinin tüyolarını veren eser, o dönemde kadına verilen değeri yansıtır nitelikte! Bir kadın olduğum için, yapılan davranışları hoş görmem, benim nazarımda kabul edilebilir bir davranış değil!
Mesela, aç bırakarak bir kadını uysallaştırmak! Ne derece doğru bir davranış, işte orası tartışılır. Aslında suçu tamamıyla Shakespeare yüklemek doğru değil! Çünkü o sadece etkin olduğu zamanda ki toplumun, kadına verdiği değeri yansıtmış! Kadının kocası ne derse onaylaması, koşulsuz itaat etmesi ananelerimiz de karşımıza çıkan bir örnektir.
Toplumda " Kadın ehlileştirmek " adıyla yapılan eylemleri saymaya kalksak işin içinden çıkamayız.
Önsözde Özdemir Nutku'nun da değindiği gibi, bu oyunun o dönemde çok sayıda erkek seyircisi olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek!
Özellikle günümüz hayat koşullarında sergilenen oyun bile olsa, kadınların kişiliklerini yok etmek eyleminin kabul edilebilir haklı bir izahı yok!
Shakespeare geç tanıdığım ama geçte olsa, iyi ki tanıdım dediğim bir yazar. Birinci perde de sergilenen oyunun konusunu pek beğenmedim fakat Shakespeare ait nükteli sözlerden feyz almak adına...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder